Menü Aksaray Haber - Aksaray haberleri-Salihler şehri gazetesi,Salihlersehri.com
Rasim GÜL

Rasim GÜL

Tarih: 07.06.2019 21:55

Milliyet ve İslamiyet´in Durumu

Facebook Twitter Linked-in

 

Şu an iktidar blokunu oluşturan Ak parti ile Milliyetçi Hareket partisinin ana fikrini ağırlıklı olarak milliyet ve İslam felsefesi oluşturmaktadır. Bu partilerin, varoluş sebepleri ve ayakta kalmalarının nedeni de bu ideal.

Ne yazik ki bu iki parti, milliyet ve İslam´ın içini hiçbir zaman tam dolduramamışlardır. Başlarına herhangi bir musibet veya aksaklık gelirse kesinlikle bundandır. Atalarımız bu değerli ideallerin içini tam doldurduğun da Selçuklu ve Osmanlı cihan devletini kurmuşlardır.

Dolaysıyla CİHAN devleti olarak, Dünya´ya nizam vermişlerdir. İki kelime ile özetlemek gerekirse ADALET ´ın yanında, ZALİM´ in karşısında olup zalimden yana olanları da anında yok ettikleri sürece de hâkimiyetleri devam etmiştir.

Ak parti ve MHP, devleti yüceltmek, milleti birlikte vemutlu yaşatmak için, öncelikle siyaset esaslarını değil hakkaniyeti yaşamalı ve devlet kurumlarında da yaşatmalıdır.ADALETİ, hakkı, hukuku tesis edip hak yememeli ve yedirtmemelidir.

Mevcut durum ve idare ile büyük devlet ve yüce millet olmaz, günlük politikalarla ve demagojilerle millet yücelmez, devlet büyümez. Millet hak, hukuk ve eşitlik ister, yarınından emin olmak ister. Önüne çıkanla, yoldan geçenle kavga edeni asla istemez.

Türk-İslam sentezi laf ve sözde kalmaktadır. Ruhlarda olmayan inançların sahada yaşaması imkânsızdır. Nasıl ki bir dilde, kullanılmayan kelimeler zamanla yok oluyorsa, milliyet ve İslam inançları yok olmuyor ancak etkisini kaybediyor.

Hani nerede ?´İlmi Hür, Vicdanı Hür, İrfanı Hür´ü savunan, siyaset, yazarlar, çizerler, bilim adamları ve gençlik? Hepsi birden dilini mi yuttu, yoksa başıma bişey gelir hesabı mı susturdu? Gençliği susturursanız sürü meydana getirirsiniz, sürüden de kimseye yar olmaz.

Cumhurbaşkanı, parti farkı gözetmeden Milliyet ve İslam birliği çatısı altına hiç kimseyi ayırmadan herkesi samimi olarak davet etmeli ve bunu bütün dünyaya duyurmalıdır. Davete icabet edenlere kapılar açmalı, icabet etmeyenlere de laf etmemelidir.

 Türk Milliyetçiliği Dünyadaki bütün Türkleri, İslam Ümmetçiliği de dünyada ki bütün Müslümanları ortak yola katılmaya davet etmelidir. Türk-İslam unsuru kendinden başka ne ABD, AB, nede Rusya ve Çin´den sömürü olmadan taviz vermeden destek bulamaz.

Türk Devleti Amerika ve Rusya arasında gidip gelmeleri bırakarak; Orta Asya, Ortadoğu ve Balkanlara ve Afrika´ya karargâh kurarak, maddi, manevi ve ekonomik çalışmalarına hız vermelidir.

Afrika da Sisi, Ortadoğu da Eset, İran´da Şia gibi takıntılarından kurtularak, atalarının yolunu takip etmelidir. Atalarının yolu Büyük devlet olmaya, Cihan Devleti olmaya çıkar. Bunu en iyi bilenlerden olan Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli olduğuna göre neyi bekliyorlar?

Özümüz olan ?´ Türk- İslam Terbiyesi´´ geliştirilerek MİLLİ TERBİYE ortaya konmalıdır ki her Türk vatandaşı, parti, cemaat, tarikat ve benzeri bütün öğretilerden önce Milli Terbiyeyi öğrensin ki kayıtsız, şartsız milli birliği ve milli devleti kuralım.

Milli edebiyat yoksa milli zevkimiz yoksa bir millet şahsiyetini nasıl bulacak? Başka milletlerin kültürü etkisinde kalan bir millet nasıl kendine yani Türk İslam olan özüne dönecek?

Dolaysıyla kimse kimseye uşaklık ve marabalık etmeyerek Milli Terbiye ye uyarak hem kendi mutlu olsun, hemde millet ve devletine hizmet ederek, millet ve devletini büyütsün.

Şu an toplumumuz hürriyetten önce, hakka-hukuka, güvene muhtaç. Halkımız, zalimlerle hırsızları yakalayıp cezalandıracak, mazluma el uzatacak devletini istiyor. Bu gün paraya, partide yetkiye sahip olanlar devlet otoritesi ile alay ederek, devlet kurumlarını çürütüyorlar.

Biz dünyaya İslam davası ile çıkmış bir milletiz. Bu dava bizi büyük devlet yapan esas kuvvettir. Onun içini boşaltmak, İslamiyet´i parti menfaatine kullanmaya kalkmak kendimizi inkâr etmek demektir. Dolaysıyla bütün kurumların, parti inancına göre değil, milletin inancına göre, ondan kuvvet alan ve ona hizmet eder hale getirilmelidir.

Diliyor ve umuyorum ki, bu milleti ve Devleti en küçüğünden en büyüğüne kadar yönetenler akıllarını kullanarak, birlikte küçük çıkarlarını bırakıp, kavgasız gürültüsüz millet birliğine ve hizmetine yönelirler.

Özgür ve hür düşünceli, icadcı, kişilikli ve MÜZAKERECİ, iyi eğitimli, DİJİTAL devrimi yakalamak için uğraşan, partici gençliğin dışında bir gençlik yetiştirmek Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisinin boynunun borcudur.

Bunun aksi olduğunda bu partilerin yapmadıklarını başkaları kesinlikle yapar bunlar da diğerleri gibi tarihteki yerlerini alırlar.

 

                                                                                            Hayrola, muvaffak ola, muzaffer ola.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —