Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı, Ali Abbas Ertürk, A takımıyla 12 Nisan 2021 tarihinde, sadece köşe yazarlarıyla, kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Kısa bir girişten sonra onay alarak sorulara geçti.
Bizde Aksaray Haberci olarak, Ana Muhalefet Partisi ve Millet İttifakını kuran partinin İl başkanını, izlemek, kafamızdaki bazı sorular sormak ve cevap almak için bu toplantıya katıldık.
Birçok gazeteci arkadaş çok iyi bilir, toplantılarda sorulara karşı siyasetçiler lafı dolandırır, soru sahibi de cevap almaya uğraşır ve bu durum tekrarlanır durur. Soru ve cevaptan bazen gerçekten netice çıkar, bazende çıkmaz.
Başkan Ertürk, sorulara klasik cevaplar vermeye ve lafı dolandırmaya uğraşmadı. Gayet açık, net ve güzel bir TÜRKÇEYLE cevaplandırdı. Bazı sorular için, bu konuyu inceledikten sonra cevaplandırayım diyerek bir ilki gerçekleştirdi.
Konuşma ve sorulara cevap vermesinde son derce rahat, kibar ve kendine güveni vardı. Başkan ve kurmay heyetinin rahat olması, çok çalıştıklarını ve halkla kurdukları temastan çok iyi sonuç aldıklarının resmini sergiliyordu.
İlimizin bugüne kadar hiçbir partide görmediği şekilde genel başkan dâhil 20 milletvekili ile il merkezini, ilçelerini 2020 ve 2021 yıllarında iki defa gezerek,
Vatandaşla birebir temas kurmaları, hiç kimseyi ayırmadan hatta daha çok halk partili olmayanları dinlemeleri, her türlü soruya da açıklıkla cevap vermeleri bugüne kadar gerçekten pek görülmüş bir siyaset değildi.
Başkan Ertürk’ün, Ulusal bir kanalda, Ak Partinin Aksaray’a verdiği sözleri yerine getirmemesini, inandırıcı şekilde anlattı. Dahası, Aksaray’ın sorunlarını, CHP grubuna ve Meclise taşınmasını sağlaması büyük başarı idi. Verilen sözlerin yerine getirilmemesini tüm ülke ve dünya izledi.
Sayısını tam hatırlamıyorum ama son 40 yılda bu kadar seviyeli ve karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde bir basın toplantısı hatırlamıyorum. Önce katılan köşe yazarlarını tebrik ve takdir etmemek mümkün değil.
Soruların içinde gereksiz, sataşan, aşağılayan ve muhatabı itibarsız hale getiren hiçbir soru yoktu. Bütün soruların içi dolu ve tamamen Aksaray’ı ve halkı ilgilendiriyordu. Katılan bütün arkadaşların derdi, daha çok hizmeti kapsıyordu. Bu da açıkça hizmet esas alındığında basında da birlik sağlanıyordu.
Basındaki olgunluk ve saygı kadar CHP il başkanı Ali Abbas Ertürk ve heyetinde de mevcuttu. Cevaplar gayet düzgün ve açık bir Türkçe ile saygıda kusur etmeden, hiç kimseyi aşağılamadan, hakaret etmeden sadece yapılan hizmetlerin yetersizliğini yönelikti.
İktidara geldiklerinde, AKP nin yapmadığını ve yapamadığını kendilerinin en kısa zamanda yapacaklarını, Halkın ne istediğini iyi bildiklerini dolaysıyla kesinlikle Aksaray’dan milletvekili çıkaracaklarını ifade etti.
Başkan Ertürk’e önce ildeki tüm il başkanlarıyla, bu mümkün olmuyorsa, Millet İttifakı İl Başkanlarıyla basın toplantısı yapılması konusundaki soruya, biz her zaman her şekildeki toplantıya, katılmaya ve organize etmeye hazırız dedi.
Teklifimiz, il başkanları basın toplantısını onayları alınmak suretiyle, birincisini Aksaray Ticaret Odası ile Ticaret Borsası düzenlesin ve toplantıya da yarı Kamu Kuruluşu niteliğindeki Sivil Toplum Örgütleri katılsın. İkinci toplantıyı ise Odalar Birliği ve Ziraat Odası düzenlesin.
Buradan amaç önce biz değil Aksaray, en doğruyu bilen sadece ben değilim, diğerlerinin de doğrusu olabilir, inancını ve hepimizin kalbinin Aksaray için çarptığını vede siyasetin bir kavga yeri olmadığını ispat etmektir.
Ulusal ve Uluslararası, tartışmalardan, dünyayı ve Türkiye’yi kurtarmaktan evvel Aksaray’a öncelik tanımak esas görevimizdir. İktidarı, muhalefeti, Sivil toplum örgütleri, dernek ve vakıfları, cemaat ve tarikatlarıyla birleşerek yeni bir model ortaya koyabiliriz. Bunun içinde;
Birbirimizi anlamak için önce dinleyelim sonra müzakere yapalım en doğruda birleşerek halkımıza hizmet edelim. Aksaray’ımızı, Konya ve Kayseriyle yarıştıralım. Karşılığını da yaratan ve yaratılandan bekleyelim. İkisinin adaletinden de şüphe etmek, ciddi manada yanılgıdır.
Çekişmeye ve ayırımcılığa uyarak değil akla, bilime ve halkın ihtiyaçlarına bakarak idare ettiğimiz kurumların temsilciliğini kötüye değil iyiye kullanmak insanlık ve vicdan borcumuzdur.
Bütün başkanlar elbet bir gün gidecekler bari geride hoş bir seda bırakmak ve gelenek kalmasını sağlarsa, giden başkanları dediği an birlikte beraberlikte arkasında dev hizmetlerde mümkün. Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola.