Ak Parti iktidarında devamlı Devletin üst düzey görevlerinde bulunan Prof. Ahmet Davutoğlu, danışmanlık ve sonra çok hareketli Dış İşleri Bakanlığının ardından, Türkiye´nin iki numaralı başbakanlık koltuğuna oturtulmuştu.
Ne oldu ne olmadı kamuoyu doğrusunu bilmiyor, iki numaralı koltuktan Ahmet Davutoğlu indirildi. O günlerde pek anlaşılmayan manidar beyanatlar verildi. Bu gün Türkiye´nin ve Ak Partinin geldiği noktaya bakıldığında, Davutoğlu´nun ne demek istediği gayet iyi anlaşılıyor.
Davutoğlu, başbakanlıktan azledildiğinde hiç kimse ses çıkarmadı. Ak Partide geleceğini garantiye almak isteyenler, doğrulara göre değil, ayakta kalmanın peşinde olduklarından doğru ve eğriyle ilgilenmezler. Liderin izine basmak, birazda taklit etmek, her dediğini alkışlamak yeter.
Genel kanaat, Ahmet Davutoğlu konuştu kapıya kondu, Binali Yıldırım sustu başbakan oldu, İstanbul belediye başkan adayı yapıldı 31 Mart 2019 da İstanbul belediye başkanlığını kaybetti. Reis, bu olmadı dedi, 23 Haziranda seçim yenilendi Binali Yıldırım bu seferde seçimi 806 bin farkla kaybetti.
Bunların hiçbirinin önemi olmadı, görünen seçim değil Binaliler lazımdı, yani Tayyip beye konuşan değil söyleneni yapan lazımdı. Ve de böyle gidiyor, yanlış hemde düpedüz yanlış, Cumhurbaşkanının sarayın dışına çıkarak gerçekleri görme zamanı geldi de geçiyor bile.
Gelelim Davutoğlu´nun dediklerine Ocak 2017de TBMM 15 Temmuz Darbe girişimini Araştırma Komisyonunun sorularına 71 sayfalık verdiği cevapta özetle şunları söylüyordu;
Gibi ana başlıklar altında tam 18 ay evvel görüşlerini net bir şekilde ortaya koyan, Davutoğlu mu doğru yapıyor, ağzını açmayanlar mı doğru yapıyor?
Buyursun, sekiz maddeye veya raporun diğer maddelerine itirazı olan AKP liler konuşsunlar da bizde uzun uzun yazalım.
Yine 2017 yılında yazdığı ?´ DURUŞ-GENÇLERLE YÜZYÜZE´´ adlı 644 sayfa olan eserinde her eksikliği, yanlışlığı ve bunların düzeltilmesinin şart olduğunu ve nasıl düzeltilebileceğini anlatıyor.
Ak Partiye gönül vermişlerin veya başka partililerin yahutta, hiçbir partiyle ilgilenmeyenlerin dahi, sırf kendi gelecekleri için bu eserleri ve yazıları okumaları faydalı olacaktır.
Maksadımız Davutoğlu´nu methetmek değil, söylediklerinin neresinin yanlış olduğu görüldü de düzeltilmesi istendi, düzeltilmedi? Sekiz madde de özetlenebilecek görüşten Ak Parti neden rahatsız oldu? 2002 deki kuruluş felsefesine bu görüşün neresi aykırı?
Daha önemlisi Ak Parti kuruluşun da topluma açıkladığı, fikirlerini neden değiştirdi veya birçoğunu uygulamıyor? Ak Partinin tarih olmaması için kesinlikle kuruluş değerlerine acilen dönmesi gerekmektedir.
Bizim meselemiz, kalkınma ve büyümemizin engellenmemesi, Ak Parti seçim kaybetse bile Demokrat Parti, Adalet Partisi ve Anavatan partisi gibi yok olup gitmeyerek merkez partisi olarak kalarak Tayyip Beyden sonrada yaşamasıdır.
Ak Parti, bölücü, ayırımcı, sözlerden ve militan idarecilerinden acilen kurtulması gerekmektedir, yoksa tarih olmasını kimse önleyemez. Sağdaki bütün partiler kendi sonlarını, kendileri hazırlamışlardır. Şu an AKP de sonunu hazırlamak için çırpınıyor.
Türk Milleti tarih sahnesinde nasıl ki binlerce sene kendi gücü ve inancı ile var olduysa, yine olmaya devam edecektir. Kimse kendini milletin üzerinde görmesin. Yeter ki parti liderleri akıllarını başlarına alarak, halkın birliğine gölge etmesinler. Bu büyük millet kendi birliğini bozdurmaz vede sağlar
Hayrola, muvaffak ola, muzaffer ola.