Muammer Öztürk

Muammer Öztürk


SORU

Aksaray salihler şehri Haberleri / Aksaray salihler şehri gazetesi


?´Maliki Yevmidin´´
?´Görünen gerçek olsaydı bilime ihtiyaç kalmazdı´´ Karl Marks. Yani görünenin görünmeyen sahne arkasına bakmak gerekir. İslami yaklaşımla ise görünenin hikmetinden anlamak gerekir. Bilim buna hizmet eder..
Marksa göre bir ağaç; yaprak dal ve gövdeden ibaret görüntüdür. Biyoloji bilimi ise ağacın kök kılcallarının topraktan aldığı mineral su ve metallerin gövde içindeki odun borularıyla yukarı yönlü olarak yapraklara nasıl taşındığını, fotosentez sonunda oluşan organik maddelerin soymuk boruları ile aşağı ve yukarı yönde taşınarak yapıya katıldığını, bitkilerde büyüme ve gelişmenin böylece sağlandığını açıklar. Ya da Kimya bilimi baktığımız bir metal parçasının atomların proton ve nötronu ile elektronları arasındaki ilişkiye bağlı olarak kurallar dahilinde birleşmesi sonucu bütünü oluşturduğu bilgisini açıklar. Karl Marksa göre bitkinin görünen gerçeği göremediğimiz arka temellerine bağlıdır.
Semavi dinler ve özellikle İslam itikadı açısından görünüm ve bilimin üstünde bir hakikat vardır. Bütün bu gerçeklikler yaratıcının hikmetli varedişine bağlıdır. İslami itikat içinde bu gerçek eşyanın mesnet bulduğu hikmet olarak ifade edilir. ?´Künfe yekün´´ Allah ol dedi oldu. Oysa Karl Marks: ?´Din afyondur, insanların gerçek mutlulukları için aldatıcı bir mutluluk kaynağı olan dinin ortadan kaldırılması şarttır´´ der.
Karl Marksın on üç yaşına kadar okula gitmeyip evinde eğitim görmesi, daha sonra Bon ve Berlin üniversitelerinde hukuk eğitimi alması ve bu arada felsefe ve tarih alanlarıyla ilgilenmesi sıradan bir eğitim süreci olmasa gerek. Özel bir amaçla eğitilip hazırlandığı bir gerçektir. Dine ve din öğretilerine karşı çıkışı, maddeyi esas alması, sözüm ona semavi dinlerin tahrif edilmiş alanlarında dinin yerine koymaya çalıştığı fikirlerinin tutunmasına yol açmıştır. Kapitalizme düşmanlık edişi ve bireysel özgürlüğü öne çıkarması iyi bir tutunma aracıdır. Kapitalizmin emeğe biçtiği değeri ne kadar artırırsanız artırın materyalist bireyin ihtiyaçlarına yetmediği günümüz içinde doğrudur. Ancak kitleleri harekete geçirmek ve kitle hareketlerini kontrol etmek için iyi seçilmiş bir metodolojik fikirdir. İnsanın manevi varlığını maddi varlığına bağlaması bir cihetle gerçektir. Ancak maddi olan bedenin manevi olan ruhun yerleşkesi olmasından bu felsefe çıkarılamaz. Zira Allah diledi, önce ruhları sonra bedenleri yarattı. Ruh ve beden bütünlüğüne üst bir mana yükledi. Bunu hikmeti ile yaptı. İnsan oğlundan kulluk isteyerek muradını bildirdi. İnsana hakikati arama görevi verdi. İnsan oğlunada muhtaç olmadı. Dilediği kuluna peygamberlik vererek kitap indirdi. İnsanoğluna nasihatlerde bulundu. Bu nasihatler maddenin felaketini önleyerek İnsanoğlunun mutluluğunu hedefledi.
Karl marks ise insanın varlığını salt maddeye bağlayarak, maddenin belirleyici oluğu fikrinden hareketle, İslama taban tabana zıt bir ideolojinin kuramcısı oldu.
Nicholson Biyoloji bilim adamıdır. Biyolojinin gelişim süreci içinde onyedinci yy. başlarında tahayyüle dayalı olarak hücrenin Akıcı Mozaik Zar Modelini tahayyüle dayalı olarak ortaya atmıştır. Elektron mikroskopunun icadından sonra yağda erimeyen maddelerin hücre zarından içeriye özel taşıyıcı maddelerle taşındığını açıklayan bu modelin doğruluğu kabul edilmişir. Hala geçerliliğini korumaktadır. Ancak Nicholson´ın bir yayında Anadoluda bulunarak mesneviyi derleme çalışmasında bulunduğunu okuyunca çok hayrete düştüğümü ifade etmek isterim.
Nicholson ile Marksın arasındaki en önemli temel fark Marksın Purusya da yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğmuş olmasıdır. Sonradan hukuk diploması alabilmek için hıristiyan olmuştur. Kitap ehli ile kitap ehli olmayan bir olur mu.
Şeytanın en tehlikeli metotlarından biri de içimizden biri imiş gibi yüzümüze gülümseyerek oyalamasıdır. Şimdi soru şu: Karl Marks siyonist öğretiyle semavi dinlerin özellikle İslamın ruh köklerini kırmak üzere özel olarak yetiştirilmiş bir siyonist ideologmudur?

YAZARLAR