KHK, yani Kanun Hükmünde Kararname ile görevlerinden çıkarılan vatandaşların toplanıp gösteri yapma istekleri valilik tarafından yasaklanmış. Onların böyle bir hakları var mı? Vali´nin yasaklama yetkisi var mı?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 34. - Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Diyerek herkese bu hakkı tanımış. Bu hakla ilgili düzenlemelerin de kanunla yapılacağını belirtmiş.
Öte yandan Toplantı Ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu da, bu hakkın kullanılması ve devletin bu hakka yapabileceği müdahaleleri izah etmiş. Özetle KHK´lilerin talebi de yasal, Vali´nin yasaklaması da yasal.
Benim kafama takılan konu insanların neden toplanmak istedikleri?
Seslerini mi duyuracaklar? Kime?
Protesto mu edecekler? Kimi?
Eğer halka seslerini duyurup, mağduriyetlerini anlatmayı düşünüyorlarsa hiç zahmet etmesinler. Halk zaten durumun ne olduğunu biliyor. Herkesin sağında solunda bir KHK´lı var.
Hatırlar mısınız halkımız; Ergenekon, balyoz gibi davaları tezgâhlayan, ağlayan sümüklü ajanın şakirtlerinin Türk Silahlı Kuvvetleri´nin tepesindeki komutanına kadar terörist demesine halkımız ne demişti? Kendi ayağıyla gelip ifade verenlerin tutuklanmasına, enselerinden tutulup arabalara bindirilmelerine, sabahın ilk ışıklarıyla evlerinin aranmasına, gururuna yediremeyip hayatlarına son verenlere, cezaevinde kanser olanlara ne demişti ki halkımız? Unutmuşsanız ben hatırlatayım koca bir sessizlik ve ardından da şeriatın kestiği parmak acımaz denmişti. Bu ne iştir kardeşim devletin orgenerali, elinde milletin silahıyla terörist olur mu? Demedi. Vay anasına arkadaş şunlara bak diyerek seyretti. Arkasında yasal dokunulmazlık olmayan bir avuç insanın da yiğitliğini ayrı bir yere yazmak gerekir. Demem o ki toplumdan bir şey bekleniyorsa boşuna. O zaman ne tepki verildiyse şimdi de aynı tepki verilir. Vatandaşın geçmişte bir şekilde bu şakirtlere temas etmiş olma ihtimalini de düşünürseniz ne kadar destek bulunacağını da hesaplarsınız. Pabuç pahalı yani. Dün olduğu gibi bugün de şeriatın kestiği parmak acımaz.
Halka değil de iktidara kendilerini anlatmaya çalışıyorlarsa o da nafile. Çünkü çok iyi tanıyorlar. İktidar o zaman da yargıya saygılıydı, şimdi de saygılı.
İnsanı üzen gerçekten varsa hataya kurban olmuş kişiler. Şahsen bu hata oranının da çok fazla olduğunu düşünmüyorum.
Fetöcü kadroların suyun başında olduğu dönemde ağabeylerden, ablalardan, sözde imamlardan referansla ya da çalınmış sorularla girilen devletin kadrolarında bulunanların haksızca elde ettikleri sözde haklarının ellerinden alınmasını gayet doğaldır ve olması gerekendir. Fetö referansı olmayanların yenilmiş haklarını nereye koyacağız. Onların da aileleri yok muydu?
Diyorlarsa ki aldatıldık, biz bunların hain olduğunu bilmiyorduk, Rabbimiz, Milletimiz, Devletimiz affetsin! Şahsen o işlerde ben yokum, kendi çapımda kimseyi de affetmem. Allah kimseyi haktan, adaletten ayrı düşürmesin.