Hafize Çolak


Yılbaşı ve Noel Kutlamaları

Aksaray salihler şehri Haberleri / Aksaray salihler şehri gazetesi


Günlerden beri bakıyorum muhafazakar kesim ile  laik kesim arasında bir Noel kutlamaları tartışması devam edip gidiyor.
Efendim "Noel Hristiyanların bayramıdır, kurtlanmaması gerekir, noel´i kutlayanlar hıristiyanlara benzemiş  olacaklarından dolayı çok büyük günah işlemiş olacaklardır "
 "Yılbaşını kutlamak asla caiz değildir" diyerek kampanyalar,  konferanslar, televizyon programları düzenleniyor.
 Yani gerçekten bu yılbaşı kutlamaları ile alakalı keskin  bir karşı gelme ve ciddi bir  tepki mevcuttur.
 Ben ise bu yılbaşı kutlamalarını ciddiye almıyor  ve hiç ilgilenmiyorum.
 Neden mi?
 Allah Resulü (Aleyhisselam) vefat ettikten kısa bir süre sonra onun arkadaşları birbiriyle savaşmış,  bu savaşlarda binlerce mümin  hayatını kaybetmiştir.
 Muaviye, Yezid, Mervan ve Haccac ile başlayan süreçte Emevi yönetimindeki coğrafyada korkunç katliamlar ve acımasızca cinayetler işlenmiştir.
 Yezid´in barbar ordusu Bizans ordusu ile birlikte Allah Resulü´nün hicret şehri Medine kuşatılmış  binlerce sahabi hunharca  öldürülmüş, Allah Resulü´nün arkadaşlarının kızlarına,  hanımlarına ve gelinlerine üç gün boyunca  tecavüz edilmiştir. 
(Harre Olayı)
 Emevilerin  köpeği Haccac bin Yusuf tarafından Mekke basılmış taş üstünde taş baş üstünde taş bırakılmamıştır. 
Muaviye, Yezid ve Emevi saltanatına leke geleceğinden dolayı bugün Kudüs harem bölgesidir diyen Ehli sünnet dininin âlimleri  hiçbir zaman bu katliamları eleştirmemiş ve sorgulama dahi yapmamışlardır.
 Daha sonraki tarihlerde Kur´an tamamen devre dışı bırakılarak iki kollu yepyeni bir din uydurulmuştur.
 Allah Resulü´nün  adına iftira edilen bu uydurma din  doğduğu günden bugüne kadar,  ümmeti  her türlü   işkence  ve  ızdıraplara  mahkum etmiştir.
Kur´an´a en yabancı hatta Kur´an İslam´ına en büyük düşman olan bu iki kollu şirk dini günümüz teknoloji ve bilim çağında  bile Kur´an´a en ufak bir geçit vermemektedir.
 Bu dünyanın en korkunç ve vahşi batıl  dini ümmetin üzerinde karanlık hakimiyetini en kötü bir şekilde sürdürürken, yılbaşı kutlansa ne olur, kutlanmasa ne olur?
 Bundan dolayı ben bu yılbaşı ve Noel kutlamaları ile alakalı bir şey söylemeyi abes görüyorum.
 Bir yanda dünyanın en karanlık ve apaçık şirk olan bir dini yaşayacaksınız, öbür taraftan Noel kutlamalarına karşı çıkacaksınız.
  Buhari´nin  hurafe ve yalanlarını Allah´ın kitabına tercih edenlerin başka bir günahtan söz etmelerinin bir manası var mı?
 Rahmet ve hidayet  kaynağı olan Kur´an´a sırt çevirenlerin din ve iman adına milleti aldatmalarının  haklı bir gerekçeleri bulunur mu?
 Bırakın yılbaşı ve Noel kutlamalarını sorgulamayı, dünya milletleri karşısında sizi en rezil ve sefil  hale getiren hurafe  dininizi sorgulayın.
 İslam toplumunda Noel ve yılbaşı kutlamalarını eleştirmek kadar abes bir iş yoktur.
 Hani din Kur´an ve Tevhid dini  olsaydı,  İslam toplumu mükemmel bir ahlaka ve gelişmiş bir medeniyete sahip bulunsaydı, Hristiyan ve Yahudilerle alakalı bir söz söyleme hakkını kendimizde bulabilirdik.
 Kur´an´ın bağlam ve bütünlüğüne baktığımızda gayri müslimleri eleştirmekten daha fazla kendini Müslüman görenlere şiddetli bir özeleştiri mevcuttur.
 Şu İslam aleminde yılbaşı ve Noel kutlamalarına getirilecek eleştirilerden önce bizim uydurma dinimizde ve kötü alakamızda o kadar eleştirilecek olumsuzluklar var ki, belki yılbaşı ve Noel kutlamaları en sonradan gelecek bir konudur.
 Neden İslam ülkeleri bir araya gelip Suriye, Irak, Afganistan, Pakistan, Yemen,Filistin, Doğu  Türkistan,  Arakan ve  Libya´da sebil gibi  akan Müslüman kanını durduracak en ufak bir çaba göstermiyorlar.
 Siz yılbaşı kutlamaları ile alakalı konuşurken, mukaddes bölgelerin hadimi!!
Amerika ve İngiltere kölesi  Suudi Arabistan Kralı çoktan Hristiyanlığın  kucağına oturmuş bulunmaktadır.
 Aslında önemli konuları terkedip önemsiz konularla uğraşmak bir Yahudi ve Müşrik ahlakıdır.
 Uydurma kandilleri kutlama ile  Noel´i kutlama arasında ne fark vardır.
 Uydurma ve yalan mevlüt, zikir ve salavatlarla ibadetlerinizin makbul, sa´yinizin meşkür, günahlarınızın mağfur olacağını mı zannediyorsunuz.
 Bizim durumumuz batan gemisini boyamaya ve süsleme çalışan kaptanın durumu gibidir. Dolayısıyla uydurma ve şirk dini terk edip Kur´an´a dönmeden bizim dini bir konuda söz söyleme hakkımız olamaz.( Alıntı; a.aydin) hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim değerli okurlar, kalın sağlıcakla yeni yılınız kutlu olsun

YAZARLAR