Servet KARATAY


YAŞIYORUZ AMA NEYE GÖRE?

Aksaray salihler şehri Haberleri / Aksaray salihler şehri gazetesi


      Biz insanlar hür irademizle düşünüp karar verdiğimizi ona göre yaşadığımızı sanıyoruz, yada o iddaada bulunuyoruz öyle değil mi? Öyleyse hür irade boşlukta duran bir şey olmalı hiç bir yere de dayanmamalı öyle değil mi? Halbuki o bizde bulunan bir şey bize ait, biz ise onu bir dayanağa yada bir ön kabule yaslarız, orada temellendiririz farkında olmadan oradan besleriz onu. Burada iki ana zemin var oturtulan birisi dışımızda hazırlanan bir prensipler bütünüdür. (Bu VAHİY,felsefi ekol,etik değerler,toplum yada devlet kuralları olabilir) İkincisi ise istek ve arzularımızdır ki, HEVAMIZ diyebiliriz. Vahiy (Kur an) dışındaki tüm sistemler heva yada hevaların ürünü olup bireysel hevamızla tamı tamına karşıtlık yada farklılık ifade etmezler çünkü aynı menşeiden kaynaklanıp üretilmişlerdir. Bizler bu ikiden ya vahyi bilinçli yada hevayı doğal olarak seçeriz, ve tabiyetimiz artık birinedir böylece eylemlerimiz doğmaya başlar.

         "Rabbinden gelen bir belgeye (kur ana)dayanan kişi yaptığı ameller kendine güzel gelen kişi gibi olur mu ? Onlar kötü arzularına uyarlar "Muhammed s.47/14 Kur anın bu iki farklı kişiliği tanımlaması böyledir. Birinde tüm alemlerin ve içinde insanında bulunduğu sistemin kurallarını koyan, üstelik kendine de koyduğu kurala uyma prensibi koyan Allah var. Diğerinde duruma göre esnek ve oynak hareket edebilen yapıya sahip bir heva var ki hür dediğimiz irademizi bu farklı iki zeminde bir düşünün hali nicedir? Bulunduğumuz konumun biri iman ve hidayet zeminidir ki yapıp yapamayacağımız şeyler belirlidir. Ayrıca "Allah hidayete erenlerin doğruluklarını artırır onlara duyarlılık verir" Muhammed 17. şeklinde birde destek sözü vermiştir. Yada hevanın oynak zemininde yesek bize "İmanla ilgisş olmayan (nankörler) arzuladıklarını sığırlar gibi sınırsızca yerler. Onların son durağı ateştir"Muhammed12.ihtarı yapılmıştır. Dünyamızdaki sıkıntılar zulümler bu kısıtlamanın olmadığı arzuların neticesi değil mi? Ayrıca bu anlayışta yaşayanlar "Kardeşleri ise onları sapıklığa çekerler hiç yakalarını bırakmazlar "Araf 202.herkesi kendileri gibi olmaya çağırmıyorlar mı? Boşuna mı yeni Firavunlar ürüyor? (Uyuşturucu tacirlerinin hilelerini, emeklerini, çabalarını bir düşünün) Ey kardeşim ,bize ve sana gelince" Sen doğru olanı al,iyiliği emret,cahillerden yüz çevir"Araf199.Emrine ve devamına (Kur ana) uyalım mı? Haydi Bismillah.