Handan ALTAN


SEVGİNİN VE DUANIN GÜCÜ

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


Albert Einstein. Çağımızın en önemli bilim insanı. Einstein; Kızına yazdığı mektubunda şunları ifade ediyor.
" Bilimin ve herşeyin üstündeki Evrensel Güç “Sevgi”dir. Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var. Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor, evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı. Bu evrensel güç “sevgi”dir. Sevgi için yaşarız ve ölürüz. Sevgi Tanrıdır ve Tanrı sevgidir. "

Şüphesiz ki; İslâm dini sevgi dinidir.
Yüce Rabbimiz Kur'ân-ı Kerîm Meryem Suresi 96. Âyet-î Kerime'de şöyle buyurmaktadır :
"İman edip sâlih ameller işleyenler için Rahmân, gönüllerde bir sevgi meydana getirecektir."

Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.); sevginin önemi hakkında şöyle buyurmuştur:

“Allah Teâlâ (kıyamet günü) şöyle buyurur: ‘Nerede benim rızam için birbirlerini sevenler! Gölgem dışında hiçbir gölgenin olmadığı böyle bir günde onları kendi gölgemde gölgelendireceğim. (Benim himayemden başka hiçbir himayenin olmadığı böyle bir günde onları, özel himayeme alacağım).” (İbn Hanbel, II, 338)

"Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız! Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz! Birbirinizle anlaşın, iyi geçinin, ihtilâfa düşmeyin!" Hz. Muhammed (S.A.V.) (Buharî, 3:72)

Nitekim Yunus Emre : "Yaradılanı hoş gör Yaradan'dan ötürü" diyerek, tüm evrendeki yaratılmış olan varlıkları yaradanın Allah olduğunu ve bu yüzden her canlıyı hoş görmek gerektiğini bizlere özetlemiştir. Yaradan herşeyin özüdür, tektir ve büyüktür. Ondan olan her canlıyı bu yüzden hoş görmek gerekmektedir.

Dünya üzerinde herşeyin temeli "sevgi"dir. 
İnsanoğlu; fıtratı gereği sevgiye ihtiyaç duyar. Bitkiler dahi sevgi ile yetiştirildiklerinde; daha gür yapraklar, bereketli meyveler ve sebzeler verirler. Hayvanlar; sevginin dilini en iyi anlayan varlıklardır.

Uzun süredir çok istediğim at binme sporu için; geçtiğimiz hafta sonu Eşimle birlikte Doğal Yaşam Çiftliğine gittik. Burayı ziyaret edenlere ayrıca ücretli olarak at binme imkânı da sunuluyor. 

Çiftliğe geldiğimiz an; ben hemen heyecanla ata binenleri izlemeye başladım. Hava çok sıcaktı. O dayanılmaz sıcakta; güneşten ezgin ve başı öne düşmüş halsiz bir at; üzerindeki çocuğu gezdiriyordu. Atın bu hali içimi sızlattı ve bu nedenle atın bakıcısını uyarmak zorunda kaldım. Çünkü; günümüzde maneviyatın unutulup; herşeyin maddiyatla değerlendirilmesi ; hayvanlara eziyet boyutunun da geldiği noktayı göstermektedir.

Bundan dolayı ben; sıcak havanın etkisiyle halsizleşen bu atın dinlenmesi için; içeriden başka bir at istedim. Bu isteğim doğrultusunda içeriden daha büyük bir at getirdiler. Hayatımda ilk kez ata binecektim. Atı gördüğüm anda öyle heyecanlandım ve öyle sevindim ki; heyecandan içim içime sığmıyordu. Bu esnada ağzımdan ilk çıkan; "MaşaAllah Atım benim" sözleri oldu. 

Ata binmek için atın yanına gittim. Atın bakıcısı "Buyrun binebilirsiniz" dedi ama ben; "Hayır, ben önce atla konuşacağım" dedim. Öncelikle "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek; yavaş yavaş atın burnunu okşadım.  "MaşaAllah sana, Rabbim seni ne güzel yaratmış, gözlerin ne güzel, yelelerin ne güzel" sözleri ile yelelerini okşadım. Ardından; "MaşaAllah Sübhanallah, ne güzel rengin var, Rabbim seni ne güzel yaratmış" diyerek boynunu okşadım ve dilimde "Bismillahirrahmanirrahim" sözü ile ata bindim. Atın üzerinde heyecan ve mutlulukla Rabbime şükrederken; dilimden "MaşaAllah Sübhanallah, Rabbim seni ne güzel yaratmış" sözleri dökülüyordu. Bu esnada; her bir turu tamamlamaya yakın; belirli bir bölgeye gelince; at başını sallamaya başlıyordu. Bu durumda ben biraz panikliyor ama dilimde yine dualarla atla konuşmaya devam ediyordum. Atın bakıcısı ise bu durumun; o bölgedeki sineklerden kaynaklandığını söyledi. O sinekli bölgeden sonra at yine normal tura devam ediyordu. Bu şekilde dört tur boyunca dilimde "MaşaAllah Sübhanallah, Rabbim seni ne güzel yaratmış" sözleri ile dört turu tamamladım. Dört turun sonunda heyecan ve mutlulukla attan inerken; atın burnunu okşadım ve ata "Allah senden razı olsun inşaAllah" sözlerini söylerken; sanki o anda dünyanın en mutlu insanı ben oldum.

Sonrasında Eşimle birlikte masamıza geçtik. Biz çayımızı içip sohbet ederken; birdenbire çığlık sesleri duyuldu. Başımızı o yöne çevirdiğimizde az önce benim bindiğim atın; henüz ilk tur başlangıcında; üzerindeki genç kızı yere atıp, çılgınca koştuğunu gördük. Atı; bakıcısı dahi zaptedemiyordu. At hızla koştu, koştu ve kendiliğinden ahıra girdi. 

Atın bakıcısına göre; at torpil sesinden ürkmüş ve bu yüzden genç kızı yere atmıştı. Eşimle birlikte bu duruma çok üzüldük. Şükürler olsun ki; o genç kızda korkulacak bir durum olmadı. Sadece ailesi ile birlikte olayın şoku içerisindeydiler.

Yüce Rabbime sonsuz şükürler olsun ki; Rabbimizin ismi ile sevgi sözcükleri söylediğim o asil at; dört tur boyunca o sinekli bölgeden geçerken; sineklerden rahatsız olduğu için, başını sallamak zorunda kaldığı halde; beni düşürmeden dört turu tamamladı ve beni sağsalim aldığı yere bıraktı.

İşte duanın gücü ve işte sevginin gücü.

Bu güç; Einstein'ın ifade ettiği gibi; bilimin ve herşeyin üstünde olan ve bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güçtür. Rabbimize her zaman sonsuz şükürler olsun Elhamdülillah.

Hayırlı ve huzurlu Cumalar dileklerimle; her zaman Allah'a emanet olunuz.

Hepimize sağlıklı ve sevgi dolu günler.

HANDAN ALTAN GÜÇLÜ 
13 AĞUSTOS 2021
AKSARAY'LI ŞAİR - YAZAR 
EMEKLİ ÖĞRETMEN



YAZARLAR