Aksaray Üniversitemizde her rektör bir dönem yani dört yıl rektörlük yaptı ve ikici defa atanmadığı için başka üniversitelerde hocalığına devam ediyor.
Akıl, mantık, ilim, üniversite akademisyenleri, öğrencileri ve çalışanları penceresinden baktığımızda rektörlerin bir dönem rektörlük yapmalarının yetmediğini en az iki dönem yani sekiz yıl yapmalarının verimlilik açısından çok doğru olduğunu gösteriyor.
Ayrıca, rektörlerin, üniversite camiası ile halk arasında bir diyalog, kaynaşma kurmasına da yetmiyor. Yerel halk temsilcilerini, siyaset ve STK temsilcilerini, özellikle iktidar temsilcilerini bir dönemde anca tanıyor.
Üst düzey devlet temsilcileri, vali, belediye başkanı, rektör, alay komutanı, başsavcı, iktidar ve muhalefet parti temsilci ve ağaları ile STK başkanlarını iyi tanıyamazsa, mayınlı arazide yürür. Her an bir koldan, bir bacaktan hatta hayattan bıkabilir.
İdare de bilgi ve birikimin arkasından büyük başarılar geliyor, bizde buna yürekten inanıyoruz. Cumhurbaşkanı kastettiğimiz süreyi daha da ileri götürüyor. Çıraklık, kalfalık, ustalık şeklinde üçe ayırıyor. Bunların süresi 9 ile 12 yıl eder. Bizce de çok makbul ve mantıklı.
Aksaray´ı ve Aksaray Üniversitesini vede 25.000 öğrenciyi, 1500 akademisyen ve çalışanı düşünen Aksaraylı çok mantıklı ve akıllı olmalı ki baltayı taşa vurmasın. Biz diyeceğimizi diyelim de Aksaraylılık görevimizi yapalım. Bize kızanlar, bağıranlar, çağıranlar olabilir ancak aklın ve tecrübenin yolu kesişmez.
Bizim ülkemizde iktidar tarafının bir hastalığı var, ilindeki her kuruma, kuruluşa, hatta dağa taşa yön verme yönlendirme hastalığı. Muhalefet tarafının da hiç incelemeden, emek sarf etmeden tenkit etme hastalığı. Halkın ileri gelenlerinin de üniversite gibi dev bir kuruluşun zaten farkında olmaması.
En büyük ilçelerimizden daha büyük olan üniversitemizin, mevcut rektörü Yusuf Şahin´inin bir dönem daha görevine devam etmesinin sağlanmasıdır. Aksaray Üniversitesi deneme tahtası haline getirilmemelidir.
Hayrola, muvaffak ola, muzaffer ola.

