Metafor, bir kavramın kişide oluşturduğu etiket, anlam ya da kavramsal ifadelerdir.
Bir görme ve anlama sürecidir. İnsanların basit olarak bir kavramı bir başka kavramla
açıklamasından daha önemli ve güçlü bir zihinsel üretimdir çünkü ilgili kavrama dönük sahip
olunan derinliği ve deneyimleri ifade eder.
Epistemoloji, bilginin doğası, kapsamı ve kaynağı ile ilgilenen felsefe dalıdır. Bilgi felsefesi olarak da adlandırılmaktadır.Eğer İnsanlık tarihini , kadim yani başlangıcı belli olmayan, modernizm ve küreselleşme gibi bölümlere ayırırsak Ülkemiz gerek strateji noktasında, gerekse kültürel transformasyon ve entegrasyon sürecinde tarih den gelen büyük bir entennektüel birikime sahip bir ülkedir. Toplum olarak bizler ; bunu Cenabı Allahın bize bir lütfu olarak düşünebiliriz.Özellikle Tüm insanlığın temel değerlerinin varoluşsal ve epistemolojik problemlerle karşı karşıya kaldığı bu son dönemlerde bütün insanlığa çağrı yapabilecek bir konuma gelebilmemiz önemlidir.
Metafor ve sosyoloji arasında bir ilişki kurarak bireylerin özellikle öğrenim gördükleri
bir alana dönük kavramsallaştırmalarını belirlemek özellikle sosyolojinin düşünsel
zenginliğini ortaya koymada önem arz etmektedir. Bireylerin sosyolojiyi ansiklopedik olarak;
toplum, toplumsal kurumlar, yapı, grup, rol, statü vb .temel kavramlarla hatırlaması sosyoloji
bilimine yapılacak belki de en büyük haksızlıktır. Çünkü sosyoloji; özellikle değişen ve
dönüşen toplumsal yaşamın özelliklerini ve aktörlerini geçmiş, bugün ve gelecek
bağlamlarıyla kavrama ve görme becerisi kazandırmada önemli ve entelektüel bir zemini
bireylere aktarma gibi önemli bir iddiaya sahiptir. Epistemolojik açıdan çok kapsamlı bir
bilişsel alana ve vizyona sahip olan sosyoloji, çeşitli alanları kendine özgü sosyolojik
yaklaşımlarıyla inceleyebilmekte ve ortaya koyduğu analizlerle toplumsala dair veriler
üretebilmektedir. Bu önemlilik sosyolojinin üretebildiklerine ve üretim gücünün toplumsalın
çözümlenmesindeki efektif katkılarına bağlıdır.
?Sosyolojik düşüncede bir görüş ufkundan (perspektif) diğer bir görüş ufkuna, psikolojik
perspektife tek bir bireyin incelenmesinden, dünyadaki Gayri safi Milli hasılaların mukayeseli
incelenmesine, sivil okullardan askeri kurumlara, petrol sanayinden günümüz şiirine
geçilebilir ve incelenebilir argümanlar oluşturmaktadır.
Başka bir ifade ile sosyolojik düşünce en şahsi olaydan birey açısından en ilgisiz görülen uzak konulara ve orada insan belleğine has konulara uzanabilme, bütün bunlar arasında çeşitli ilgiler ve bağlar kurabilme yeteneğidir.?
Yukarıdaki argümanları da dikkate alarak bu bağlamda iki soru geliştirebiliriz.
Bunlardan birincisi bireylere ?genel kültür olarak mı sosyoloji öğreteceğiz? yoksa ?sosyolojik
düşünme becerisi mi kazandıracağız ?? Elbette ikinci seçenek sosyoloji yapma ve sosyolojik
bilgi üretme ve kullanma ile ilişkilidir ve genel de tercih edilir. Bu yol seçildiğinde farklı
yöntemler de kullanılacaktır. Bu yöntemlerden biri de sosyolojik düşünce üretebilmede
önemli çıkarım araçlarından biri olan ?metaforlardır?. Sosyolojide metafor kullanmak bir
sosyolojik olaya, durum ya da olguya dönük zihinsel birikimlerden bağlantılar oluşturmak ve
bu bağlantıları başka bir kavramla ilişkilendirerek açıklamayı gerektirir. Metaforlar sosyolojik
düşünce gücünü geliştirmede ve etkin hale getirmede önemli araçlardır. Bu noktada ?sosyolojik düşsel gücü? metaforlar aracılığı ile geliştirilebilir diyebiliriz.
Bu bağlamda ?sosyoloji? öğrenimi alan bireylerin yukarıda belirtilen bu derinliğe
sahip olma, bu derinliği işlevsel olarak kullanma ve sosyolojik düşünce üretebilme
becerilerinin belirlenmesi hem ülkemizdeki sosyoloji öğretiminin niteliğini hem de
sosyolojinin bireylere kazandırdığı düşünsel gücün düzeyini gösterebilecektir. Bu amaçla
metaforlar önemli sondaj araçlarıdır. Bireylerin metaforlar yoluyla zihinsel dünyalarından
dışarıya çıkarttıkları etiketler yukarıda belirtilen sosyolojik düşsel gücünün bir göstergesi
olacaktır.
Metafor. ?Meta?değiştirmek, ?pherein? ise taşımak, anlamındadır. Türkçede ise metafor
kavramı; benzetmeler, eğretilemeler, istiareler ve mecazlar şeklinde kullanılmaktadır.
Bu etimolojik yapı; metaforun bir olguyu ya da nesneyi yeniden kavramsallaştırma, değişik
açılarıyla bağlantılama ve ifade etme özelliğini göstermektedir. Metaforik düşünce
çalışmalarıyla tanınan ?bir şeyi başka bir şeyin bakış açısıyla anlamak ve tecrübe etmek, bir düşünce malzemesini, insan kavrayışının bir şekli ile ifade etme sürecidir. Metafor sadece bir söz figürü değil aynı zamanda bir düşünce figürüdür. Metaforlar, bireylerin kişisel
tecrübelerine anlam vermeleri bakımından, aynı zamanda, tecrübelerin dilidir ?Eğer bir resim 100 kelimeye bedelse, bir metaforda 100 resme bedeldir; çünkü, bir resim sadece statik bir imge sunarken, bir metafor bir olgu hakkında/ düşünmek için zihinsel bir çerçeve sunmaktadır. Bir başka deyişle metafor, bir konuyu diğer bir konunun bakış açısından algılamaya ve anlamaya izin veren zihindeki bilgiler arasında bir bağ kurma sürecidir.
Türkiye olarak bizler sosyolojik düşsel gücümüzü Metaforlar vasıtasıyla Algoritma biçiminde modellersek ,inanıyorum ki Dünyada her konuda İlk 10 İçerisinde olacağız İnşaallah.
Bunun içinde bol bol düşünce kuruluşları kurmamız ,Bilim ve Teknoloji merkezleri açmamız gerekiyor. Bireysel olarak bizler gönüllüyüz.
(Not: Bu makale genişletilmiş haliyle ,tavsiye niteliğinde Cumhurbaşkanlığı makamına da iletilmiştir.)
Yusuf Ersin KOÇ
Çoklu Yetenek Kuramı Uzmanı
Avrasya Yazarlar Birliği Üyesi