Mustafa AVCI


Kişinin ayıbını araştırmak çok kötü birşey

Aksaray salihler şehri Haberleri / Aksaray salihler şehri gazetesi


         Ayıbı yüze vurmak ;İnsanların yaptıkları hataların, ayıpların veya günahların bazen herkesin huzurunda, bazen de tek başına olduğu bir ortamda yüzüne karşı yıkıcı bir şekilde söylenmesidir.

        Ayıbı yüze vurmaktansa bir kenara çekerek, güzel ve tatlı bir dille konuşarak uyarmalıdır. Kişi bu durum sebebiyle ayıp işlediğini, yaptığının hata olduğunu anlayarak nedamet duyacaktır.

        Güzel bir şekilde uyarılar yapıldığı halde kişi  ayıp işlemeye devam ediyorsa, burada bir takım cezai uygulamalar yürürlüğe konulması gerekmektedir.

        Bunun içindir ki, bir hata görüldüğünde, bir ayıp işlendiği takdirde mümine düşen hatayı yüze vurmak, rencide etmek veya tahkir etmek değil, yapılan hataları örtmeye çalışarak, onun yayılmasını engellemeye çalışmaktır.

        Başkalarının kusur, eksiklik, utanılacak şey, suç, cürüm, şeref ve haysiyete aykırı davranış, nezaket ve terbiye dışı, fena, kötü, utanç verici şey cinsinden yaptığı işlerin duyulmasını, görülmesini önlemek, yayılmasına engel olmaktır.

Toplumu ve insanları kötülüklerden korumak için işlenen ayıpları örtmek ahlâkî faziletlerin başında gelir. Böylece İslâm`ın övdüğü, Müslümanlarda bulunmasını istediği faziletlerden birisi de başkalarının ayıp ve kusurlarını örtmek ve gizlemektir.

         Müslümanı küçük düşürmek, şahsiyetini lekelemek ve onu rezil etmek için başkalarına anlatıp açıklamak ise büyük bir ahlâksızlık

        Bir gün Hz. Ömer yanına bir adam gelir ve şunları söyler. Benim bir kızım var, cahiliye devrinde onu diri diri toprağa gömmüş, sonra da ölmeden çıkarmıştım. İslâmiyet geldikten sonra ben de kızım da Müslüman olduk. Fakat kızım Allah `ın yasakladığı bir şeyi yaptı ve had vurulması icap etti.

       Bunun üzerine, bizim bulunmadığımız bir yerde bıçakla kendisini kesmek istemiş. Biz durumu haber alır almaz koştuk, fakat boyun damarlarından birini kesmişti. Hemen tedavi ettik, iyileşti. Yaptığına pişman oldu. Tövbe ederek bir daha böyle bir şey yapmamaya karar verdi.

      Yıllar sonra kızıma dünür gelindi. Ben de geçmişte kızımın hatalarını olanları olduğu gibi anlattım. Hz.Ömer, adamın bu sözlerine kızarak, ‘Allah Teâlâ`nın gizlediğini açığa mı vuruyorsun? Vallahi eğer kızın başından geçenleri başka birine daha anlatırsan herkesten önce cezanı ben veririm. Git, kızı diğer temiz kızlar gibi evlendir dedi.

     Müslümanların başkalarının günah ve kusurlarını, işledikleri ayıpları örtmeye çalışmaları nasıl önemli bir ahlâkî görevi ise; aynı şekilde kendi günah ve kusurlarını da ifşâ etmemeleri de gerekmektedir.