Recep TURAN


İğneyi kendimize batırdık!

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


Son iki yıldır dikkat ediyorum bazı şeyler çok hızlı bir şekilde değişti. Vatandaşlar adeta sinir küpü. Ne birbirimize saygı kaldı ne sevgi. Hatta kimse kimsenin yaptığı işe saygı göstermediği gibi kimse kimsenin yaptığı işin zorluğunun farkında da değil umrunda da. Sadece acımasız ve çoğu zaman hadsizce sosyal medya üzerinden yorum yaparak birbirimize bindirmeye başladık. İlginç olan herkesin her konuda uzman olması. Maşallah memlekette hemen hemen herkes terör uzmanı, siyaset bilimci, sosyal medya uzmanı, bilir kişi, doktor, mimar, gazeteci, mühendis. Ülkedeki herkes üç üniversite bitirmiş modunda. Kiminin aklı var fikri yok, kiminin fikri var ama aklı yok. Maalesef ortalık A’yı Z, B’yi M olarak anlayan insanlarla dolu. Bu insanları çoğu okumayı da sevmeyen insanlar ama nedense her şey ile ilgili bir bilgileri var ve yorumları da var. Hatta bir haberin başlığına bakarak bile yorum yapabilen kişiler gördüm. Yaptığı yorum da haberin içeriği ile ilgisi bile yok. Daha doğrusu okumamış ve ne anlattığımızdan bile haberi yok. Daha acısı yazmadığımız bir şeyi yazmışız gibi yorumuna yazması. Uyarıldığında ise hatası sebebiyle utanıp özür dileyeceğine vay efendim diyerek işin içerisine bir de hakaret katarak sonrasında da seni hedef göstererek olayı uzatıp büyütmesi. Peki bunlar kim? Baktığında okumuş tipler. Hadi bakalım şimdi çıkın işin içinden de görelim…

Peki bunun suçlusu kim? Biziz, yine medya. Yıllardır söylerim “gazeteciler, vatandaş ile kurum ve kuruluşlar arasındaki köprüdür” diye ama sanırım anlatamadım. Çünkü bizden daha büyük medya kuruluşları öyle haberler yaptı ki, vatandaşların beynini yaktı. Kısa sürede gazetecilere güven kalmadı. Gazeteciyim diye habire yalan söyleyenler medyanın maymunu olup o program senin bu program benim dolaştırıldı. Ne olarak gazeteci kimliği ile. Vatandaşta ne oluştu. Gazeteciler yandaş. Bunu iktidar yanlısı medya da yaptı muhalefet yanlısı medya da yaptı. Yani yanlı medyalar oluşturuldu. Arada bizim gibi 16 veya 17 saatini sokakta geçiren bağımsız gazeteciler kaynadı. Bizler de kısa sürede bu aklı olup fikri olmayan ya da fikri olup aklı olmayan ama her şeyi bilen sosyal medya goygoycularının kurbanı olduk. Neden? Her şeyi olduğu gibi yansıttığımız için. Ulusal Medyanın ayrıştırdığı insanlar yerel medyayı da ayrıştırmaya başladı. Kim kendine göre iyi haber olduğunu algıladıysa “adamsın” kim kendine göre kötü haber olduğunu algıladıysa “yandaş medya” lafını geçirdi gitti. Fakat kimse demiyor ki, bu yazılan çizilenler gazetecilerin sözü değil. Bu adamlar olup biten ve yaşananları aktarıyor. Görevleri bu…

Nedense herkes şu sıralar sadece kendi bakış açısı ile olaylara bakıp yorumluyor. Hiç “bu neden böyle oldu” diye soran yok. Varsa da o kadar az ki. Özellikle sahadaki arkadaşlarımız başta olmak üzere pek çoğumuz sizin birkaç dakikada okuduğunuz haberler için saatlerini harcıyor, pek çok risk ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu kadar emek ve çabanın karşılığında da kendilerine gazeteciyim sıfatı yakıştıran ama alakası olmayan, oturdukları yerden hiçbir emek harcamadan ahkam keserek emek hırsızlığı yapanlar yetmiyor, onca emek harcanarak, onca risk üstlenilerek, onca zaman feda edilerek yapılan haberler ile ilgili sadece ahkam kesmekten başka bir işi olmayanlar alakasız yorumlar ile hoşlarına gitmeyen bir haber ya da haberci konusunda en olmadık şeyleri söylemekten hiç çekinmiyorlar.

Gazeteciler, köşe yazıları hariç, kendi keyiflerine göre haber yapamaz. Yapılan haberler o haberdeki şahıs veya kurum kuruluş başındaki kişiye aittir. Gazeteci aracıdır. Bugün küfrettiğiniz veya hakaret ettiğiniz o gazeteciler yarın sizin hakkınızı savunmak adına inanılmaz işlere imza atabilir. Çünkü yine söylüyorum “gazeteciler aracıdır” halkın içindedir. Gazetecinin tek amacı yaşadığı şehrin daha iyi noktalara gelmesi için gayret göstermek ve bu şehirde yaşayan “Türk Vatandaşlarının” huzurlu ve mutlu olmasını sağlamaktır. Bizler yerel gazetecileriz. Unutmadan, akıllı bir gazetecinin her yaptığı iş vatandaşın iyiliği içindir. Her ne kadar başta kötü bile görünse o akıllıca yapılan bir manevranın izidir. Sonuçta vatandaş kazanır…

Bunun yanı sıra bir gazeteci doğru haber yapmak adına var gücü ile çaba gösterir ama şunu da hiçbir zaman aklından çıkarmaz: Okurlar, her zaman haklıdır…

 



YAZARLAR