Ömer KESKİN

Tarih: 26.03.2021 09:06

HOPPACIK

Facebook Twitter Linked-in

Hayallerimizin peşinde koşmak mıydı hayatı bize yaşanası hâle getiren? Yoksa peşinden gittiğimiz umutlarımız mıydı?

Hani çok sevdiğimiz bir oyun vardır "hoppacık" (uçtu uçtu). Hayatında en çok sevdiğin, seveceğin annen, bir kolundan, baban bir kolundan kavrayıp havaya kaldırır. Ayaklarının yerden kesilmesiyle, uçma hissi, müthiş bir haz verir, kirlenmemiş, temiz çocuk kalbine. Mutlusundur. Bilirsin ki, güvenli ellerdir, seni kavrayıp, tutanlar. Mâsum kahkahalarla, tadını çıkarırsın.

İnsanoğlu, kendini bildiği andan itibaren tıpkı "hoppacık" oynayacak gibi kavrar, bir kolundan umut, bir kolundan hayal. Ayaklarını yerden kestiğinde, mutluluğun sarhoşluğu sarmıştır benliğini. O kadar memnun ve mutlusundur ki, hep uçmak istersin, asla yere inmek istemezsin.

Ne kadar keyiflidir? iki kâdim dostunun, uçuruvermesi. Yürüdüğün yol üzerinde engel yoksa, problemin yoktur. Ancak bütün yollar, yeni asfaltlanmış pürüzsüz yol da değildir. Dostlarının birinin ayağı taşa takılarak tökezlerse, yere düşerken, seni de düşürecektir. Muhakkak canın yanacak, belki bedeninde bir yerlerin örselenecek, belki de yaralanacaktır. Yürürken inancının arkasından yürürsen, tedbirin sağlam olacak, yüzüstü düşmeye karşı korunacaksın.

Bazen büyük engeller çıkacaktır karşına ve ya seni yıkmak, devirmek isteyen birileri. Alacağın sert bir darbeyle, arkana doğru düşmen mümkündür. Aklının kalbinin önünden yürümek, bu tehlikeyi bertarâf ederek, ortadan kaldıracaktır.

Kalbin, aklın, inancın rehberliğinde, kendinden emin, sağlam adımlarla hayallerinin, umutlarının peşinde yürümek, maksadına ulaşabilmeni mümkün ve kolay kılacaktır. Bunlarla yola çıkarsan, hayatın boyunca "hoppacık" lezzetinden de mahrum kalmayacaksın tıpkı, çocukluğumuzdan kalan lezzet, horoz şekerinin bitmemesi gibi.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —