Yaşar SARIKAYA


GAZETECİ SEVİCİLERE!

Aksaray salihler şehri Haberleri / Aksaray salihler şehri gazetesi


Yazmak ve yazmamak arası bir şeyler karalayacağım. Kiminizin hoşuna gidip kiminizin gitmese de ? Gazeteci olmak zor iş vesselam?

Ne İsa´ya, ne Musa´ya yaranamamak gibi.

Basın özgürdür, basın dördüncü güçtür sözleri de yıllardır döner durur havada.

Bakmayın siz öyle külhan beyi gibi hakkımızda atılan nağralara ?.

Ayağına basıldığında hepsi ?emir demiri? kesiliyor karşımızda?

Her defasında 10 Ocak´larımız 24 Temmuzlarımız kutlanıyor. Ha hatırlanmakta güzel yılda bir iki kez de olsa?

Basın bizim için önemli, basın olmazsa olmazımız, basının gücü yadsınamaz ?

Doğru söze ne hacet lakin sözüm gazeteci sevicilere..!

Günlük haber akışında çoğu zaman yemek yemeyi unuttuğumuz, özel işlerimizi hep ertelediğimiz, hastayken bile alınmış randevumuzu erteleyip haber çıktı yarına giderim dediğimiz , ödenmesi gereken faturaları bankada otomatik talimatımız yoksa son gününde vakit olmadığı için yatıramadığımız, ailemizden çok habere konu olanları gördüğümüz, klavye aramızda kopmaz bir bağ kurduğumuz, deklanşörle aramızda yaşadığımız kavga ve basım saatinde elimizdeki kumdan dağı devirip ertesi gün yeniden kum taneleri ile dağ yapmaya çalıştığımız gazetecilik?.

Kaç yılı, kaç haber arşivini geride bıraktığımı hatırlamıyorum bile. Mesleğe ilk başladığım gün hariç? Yeni bir Haberin verdiği heyecanla koşar adım arşınladığımız sokak, cadde, dağ tepe tarla her neresi varsa koşulacak daha?

Her geçen yıl bir önceki yıla göre teknolojik olarak ilerlese de habercilik her geçen gün daha da geriliyor. Akıllı telefonlarla çekilen görüntüler, sosyal medya , whatsap haber ihbar hatları , mailler vs? uzayıp gidiyor liste ?

Saatlerce seçim sonuçlarını beklediğimiz sabahın alaca karanlığı, polisiye olaylarda saatlerce adliye kapsısında beklediğimiz yerleştirmesi 5 dakikalık bir fotoğraf karesi?

Kolay iş değil o kadar gazetecilik, sosyal medyadan iki satır karalamakla gazeteci olunmuyor.

Toplumu ilgilendiren sosyal bir organizasyon da kürsüye çıkan sunucu ?Sayın Valim, sayın Cumhuriyet Baş Savcım, Sayın Belediye Başkanım, Sayın İl Jandarma Komutanım, Sayın İl Emniyet Müdürüm, Sayın Rektörüm, Sayın Baro Başkanım, Değerli Katılımcılar ve Güzide Basın Mensupları? diyerek başlar,

Seçkin ve değerli olanlar, statülerine göre sıralanarak, ünvanlarına ?Sayın? eklenip ilan edilirken, varlığı herşeyden kıymetli olan insanlar, saygı ve sevgi gösterilmesi gereken katılımcılara da ?Saygıdeğer? veya ?Değerli? ifadesiyle hitap edilir.

Ya ?güzide basın mensupları? neden denir.

Çünkü basın mensupları güzidedir.

Yaptıkları işin öneminden, saygınlığından, etkisinden dolayı bir toplumda sosyal gücü ifade ederler.

Amacım şahsımında içinde olduğu basın mensuplarını methetmek değil, basın mesleğine dikkat çekmektir.

Basının gücü o kadar etkindir ki, bir çok mesleği yapmak için yasal düzenlemeler, ciddi kriterler olmasına rağmen, basın mensubu olmak, ülkemizde hiç bir kriteri olmayan mesleklerin başında gelir. Her şeye rağmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk´ün ifadesiyle, ?basın milletin müşterek sesidir.?

Basının olmadığı yerde toplum, kör sağır ve dilsizdir.

7/24, gece gündüz, karda çamurda, zor şartlar altında çalışan gazetecilerin haklarını alacağı bir sistem acilen kurulmalı, basın mensupları seçkin, eğitimli kişilerden oluşturularak ?güzide? ünvanı korunmalıdır.

 



YAZARLAR