Serdar Adem İşler


DENEME SINAVLARINI DENEMESEK OLMAZ MI / Diyalektik Bakış

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


İnsan yaşadıklarını görünce gerçekten Corona ya da namı diğer Covid 19 adında küresel bir pandemi olup olmadığı noktasında kuşku uçurumlarında yuvarlanmaktan kendini alamıyor. Neden böyle düşündüğümü, düşüncemde haklı olup olmadığımı gelin beraber irdeleyelim.

Dünya genelinde corona noktasında hala tam anlamıyla bir umut ışığı ne yazık ki doğmuş değil. Özellikle son zamanlarda baş gösteren mutasyonlar bir yandan, zor şartlarda gerçekleşen aşılama süreci diğer yandan pandemi ile mücadelede ciddi anlamda sıkıntılara yol açmakta.  Buna insanların pervasızlığını da ekleyince olayın vahameti fazlasıyla orta çıkıyor diye düşünüyorum.

Olaya dünya çapında uzaktan ve genel bir bakış açısıyla baktığınızda durum bu. Tabi ülkemizin de bu durumdan farklı bir manzara arz ettiğini kimse iddia edemez. Aynı sıkıntı ve zorluklar doğal olarak Anadolu coğrafyasında da etkisini göstermektedir. Hatta Aksaray’da da…

                Bu durumda ne yapmak gerek. Elbette en doğrusu sosyal mesafeyi korumak ve insanları mümkün mertebe yakın temastan uzak tutmak en doğru hareket tarzı olsa gerektir. Böylelikle corona denen salgının yayılma hızını düşük seviyelere indirmek, ateşini söndürmek daha kolay gerçekleşecektir.

Normalleşme sürecine bir an önce girebilmek istiyorsak özellikle eğitim kurumlarında elzem olmayan aktiviteleri bir süreliğine uygulamadan kaldırmak en doğrusu olacaktır. Buna ayda bir rutine bağlanan deneme sınavlarından başlamanın son derece hayırlı olacağını düşünüyorum. Bir kere corona olmasa bile lise öğrencileri özellikle de meslek liselerinde eğitim görmekte olan öğrencilerin Deneme sınavlarından yıllardan beri köşe bucak kaçtıkları gerçeğini görmemiz gerekmekte. Gözlerimizi kapayıp kulaklarımızı tıkamak suretiyle alan araştırması yapmaya tenezzül dahi etmeden kararlar alıp uygulamanın faydası olduğunu sanmıyorum. Bugüne kadar uyguladık da ilimizin ülke genelindeki sıralaması mı arttı? Hepsi bir yana bir şey ne kadar zorlanırsa o kadar bıkkınlık yaratır. İnsan psikolojisini iyi tahlil etmemiz gerekir. Yoksa kaş yapayım derken göz çıkarmak mümkün. Sanırım böyle bir sonu kimse istemez…

Coronanın olmadığı dönemlerde deneme sınavlarında öğrenciyi okulda tutmaya çalışan idarecilerin ve istemediği bir sınavda iki üç saat kıvranan bir öğrenciyle baş etmeye çalışan öğretmenin neler çektiğini ve bu sürecin eğitim öğretimin huzur ve sükununa nasıl telafisi olmayan zararlar verdiğini neden görmemekte ısrar ederiz anlamakta gerçekten zorlanıyorum.

                Zaten okullarda yapılan sınavlara güvenmediği için girmek istemeyen öğrencileri bir de kısıtlamaların hakim olduğu ve vakaların dalgalandığı bir süreçte kitleler halinde okullara çağırmak ve sıralara oturtmanın ne yararı olacak anlamış değilim. Bu konuyu eşit şartlarda, tekrar ve altını çizerek söylüyorum, eşit şartlarda tartışmak isteyen olursa kamuoyunun önünde eğitimin hayrına sonuçlar çıkarmak adına tartışmak isterim.

                Bir deneme sınavının maliyetini beraber irdeleyelim isterseniz. Sonra kararınızı bir kez daha gözden geçireceğinize eminim. Maliyet derken kitapçıkların bedava dağıtılacağından bahsetmeyin. Bedava kitapçık değil meselemiz. Eğer corona denen bir pandemik salgın varsa gerçekten maliyetten kasıt da değişir elbette.

                Bin öğrencinin gireceğini düşünelim. Şehrin bin ayrı bölgesinden, mahallesinden bin öğrenci… Bunların özel araçlarıyla geldiklerini sanmıyorsunuzdur umarım. Toplu ulaşım araçlarıyla her biri onlarca kişiyle temas riskiyle karşı karşıya kalarak okula ulaşmaya çalışacaktır. Uzun süredir birbirini görmeyen öğrencilerin kısa zamanda mesafe ve tedbirleri unutarak kaynaşacaklarını da gözden uzak tutmuyorsunuzdur inşallah.

                Her sınıfa bir öğretmen ayrıca sınav boyunca yeteri sayıda nöbetçi öğretmen görevlendirmesi buna ilaveten okulların idareci ve diğer personelini de hesaba kattığınızda okul binasının panayır yerini andıracağını tahmin etmek o kadar zor olmasa gerektir. Bu durumda sınavdan sonra yine aynı bin öğrenci çiçek bahçesinden polenle donanmış bin arı gibi yaşadıkları yerlere dönecekler. Bu durum bir risk oluşturmuyor mu? Bu durumun pandemi sürecinde bir risk oluşturma ihtimali hiç mi tahmin edilemez? Edilememişse bu vakte kadar artık bundan sonra inşallah dikkate alınır.

                Okulların bu çağda başka organizasyonları da olabilir. Sorduk mu, araştırdık mı?  Ne olabilir mesela. Açık liselerin yapılamayan telafi sınavları, beklemeli öğrencilerin sorumluluk sınavları mesela. Bunlar zorunluluk olduğu için yapılmakta. Ama deneme sınavları genel uygulama içinde yer alan bir zorunluluk değil takdir buyurursanız. Üstelik aylardan sonra tekrar yüz yüze eğitime başlanması kararının alındığı bir dönemde…

                Sahi deneme sınavlarını denemesek olmuyor mu?

               

               

               

               

               



YAZARLAR