Rasim GÜL


CUMHURBAŞKANLIĞINA BAĞLANSA BARİ

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


Türkiye’de Kurulu olan, Odalar ve Borsalar, Ziraat Odaları, Şoförler ve Otomobilciler, Barolar, Esnaf ve Kefalet Kredi Kooperatifleri Birliği, Muhtarlar Federasyonu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası,  Tabipler Odası, Barolar Birliği; olmak üzere 28 Meslek örgütü olmak üzere,

 Hangi konuda kurulmuş olursa olsun, Kızılay, Yeşilay, Hava Kurumu ve derneklerin tamamı, bütün tarikatlar, cemaatler ve vakıflar, Cumhur Başkanlığı sistemine uygun olarak tek çatı altında birleştirilerek Cumhurbaşkanlığına bağlanmalı ve bunlara, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlığı öğretilmeli.  

Bu kuruluşların yüzde doksanı zaten siyaset ve particilikle uğraşıyorlar. Hatta kuruluşlarının başında kalabilmek için akla gelen, gelmeyen, meşru-gayrimeşru her şeyi yapıyorlar. Bu durumda siyasetten bağımsız sadece kendi üyelerinin haklarını korumak için, yüzde doksanının çalışmadığı bilinen bir gerçektir.

Bütün bu kuruluşlarının temeli, siyasete endeksli olarak 1950 de atıldı. Demokrat parti, Adalet Partisi, Doğruyol Partisi, kısmen Anavatan Partisi ve Ak Parti olmak üzere bu kuruluşları arka bahçeleri gibi kullandılar. Bu nedenle demokrasinin temelini ve cumhuriyeti kavrayamadılar.

 Ak Parti, STK ları seçimlerle alamamış olmasından dolayı, aralarında soğuk havalar esmiş ve estirilmiştir. Tabi olarak bu durum iktidar olan Ak Parti yi hem üzmekte, hemde sinirlendirmekte olduğundan, üyeler ziyadesiyle zarar görmektedir.

Bu gerçekler çerçevesinde, kanun, yönetmelik ve tüzüklerine aykırı olarak particilik yapan bütün bu kuruluşların tamamı ya kapatılmalı ya da doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlanarak her türlü kavga kökünden bitirilse kötü mü olur? Milyonlarca üye hem maddeten hemde manen sömürülmez bari. 

Ülkemizde iktidar olanlara karşı doğruları söylemek, uzun yıllardır kalktığına ve Cumhuriyette bunu yenemediğine göre devam etmektedir. Üyelerini temsilden başka işlerle uğraşan bu kuruluşları Cumhurbaşkanlığına bağlayıp devleti bu yükten kurtarmak belki herkesin aklını başına getirir.

Ne yazikki, Ülkemizde hiçbir kurum ve kuruluş Anayasa ve yasalarda yazıldığı gibi, kendi kanun, tüzük ve yönetmeliklerine göre çalışmıyor, çalıştırılmıyor. Adının ne olduğu ve ne olacağı hiç mühim değil, birazda tek elden yönetilirse, halkımız belki uyanarak, hakkın, hakikatin ve adaletin farkına varır 

Netice olarak devlet ve meslek örgütlerinden particilik virüsü temizlenmedikçe, çağdaş olmayan kafalarla, devlet ve meslek örgütleri yönetildiği sürece, halkımıza bahar gelmez, atlarının anlına güneş doğmaz.   

  Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola.