Doç Dr.İbrahim BAYKAN


BİR EFSANEDİR KURTULUŞ MAHALLEMİZ

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


Öğünmek gibi olsun ve kim ne derse desin mahallemiz Kurtuluş; bir efsanedir.

Nasıl mı?

Alın size ispatı:

1945 li yıllarda Aksaray’da nüfus artışına bağlı olarak konut sıkıntısı hâsıl olmuş ve zamanın belediyesi çok vicdani ve isabetli bir karar alarak; şimdiki Laleli mahallesine kadar olan alana kadar kadastro geçirerek yüzlerce parselasyon yaratmış.

Aksaray’da ne kadar üzerine tapulu ev ve arsası olmayan kiracı varsa kura ile bedava arsa vermiş. Alın size bedava arsa kendi evinizi kendiniz yapın.

Bunun üzerine hak sahipleri kendi olanaklarıyla kimileri kerpiç keserek kimileri de Allah gani, gani rahmet eylesin Taşçı İbrahim diye anılan bir kamyoncunun Taşkesti’den getirdiği taşlarla yuvalarını kurdular. Bizim ev de yarı kerpiç yarı taş bu şekilde kuruldu.

Bu uygulama vatandaşlarımızın kiradan kurtuluşuna atfen; mahallenin adının da “KURTULUŞ” olarak konmuş olması manidardır. Ne mutlu bana; ben de doğma büyüme kurtuluşluyum.

Size Kurtuluşluların tüm özelliklerini söyleyeyim:

*İnsanları garibanlıktan gelmiş oldukları için gayet mütevazi, kanaatkar ve çalışkan insanlardır.

*Özellikle nüfusun çoğunu oluşturan Selanik kökenli yurttaşlarımız o ham toprağı verimli hale getirdikleri gibi her evin yanında yaptıkları hayvancılıkla şehir ekonomisine katma değer kazandırmış ve Aksaray’a ticareti yaymışlardır.

*Siyasetçi, milletvekili, doktor, iktisatçı, hukukçu, ve akademisyen  ünlüler yetiştirmiş ve hala yetiştirmektedir.

*Kültür ve eğlence alanında ilk ve tek kapalı ve açık sinema ilk kez mahalle bazında Kurtuluş sahip olmuştur.

*1968 yılında uyduruktan da olsa; havadan inen uzaylılar gördük diye ballandıra, ballandıra; TRT kanalıyla tüm dünyaya duyuran yine bir kısım kurtuluşludur.

Çok iyi hatırlıyorum komşumuz Feriha ablanın üfürdüklerinden bazıları:

Elleri kolları uzun, uzun adamlar bizim bahçeye geldi acıkmışlar onlara ekmek yemek verdik. Bazılarının İki tane kafası vardı. Onları görünce çok korktuk. Karınlarını doyurunca koşarak havalandılar. Daha neler, neler.

*Eskiden Milli Bayramlarda tören sonunda protokolün önünden okullar resmi geçit yaparak tören sonlandırılırdı. Bu geçidin sonunda; hangi okulun kazandığı belediye hoparlöründen ilan edilirdi. Bunu her defasında Kurtuluş İlkokulu’nun kazandığı duyurulurdu.

Nasıl kazanmasın; öyle bir sert yürürdük ki o zamanki Arnavut kaldırımı yollar rap, rap inlerdi. Bundan etkilenen protokol hep biz birinci seçerdi. Zavallı diğer okullar da podyumdaki mankenler gibi kibar ve nazik yürürlerdi.

*Askere giden her Kurtuluşlu mutlaka çavuş ve Onbaşı olarak askerliğini tamamlar; izine geldiklerinde kendilerini General gibi görür ve öyle karşılanırdı.

*Aksaray’da en meşhur pidesi Kurtuluş’tadır. Halen günümüzde güzide yiyecekler arasındadır.

*1974 Yılında Aksaray’da üniversite sınavını kazanan 8 kişiden Üçü Kurtuluşluydu; ben de bunlardan birisiyim.

Allah gani, gani rahmet eylesin zamanın belediye başkanımız Sn. Mehmet Dalkılıç bu habere kayıtsız kalmamış olmalı ki; biz kazanan 8 kişiyi makamına çağırdı hepimizi ayrı, ayrı tebrik etti ve bize belediyeden burs sağladı.

Bize de bakın dedi sınıfta kalırsanız bursunuzu hemen keserim diyerek de; mesaj verdi. Şahsen ben bu jesti hak ettiğime inanıyorum; eminim ki; diğer arkadaşlarım da aynı hak etmişlerdir.

Peki bu kadar iyi meziyetlerin yanın da hiç mi yamuğumuz yoktu? Olmaz mı bakın onları da itiraf edeyim:

* Bir ara adli olaylar baş gösterdi Aksaray Emniyet Müdürlüğü çareyi Kurtuluş’a bir Karakol açmakta buldu. Aksi halde olayların ardı arkası kesilmiyordu.

Aksaray’da karakola sahip olmak da ilk ve tek olarak yine Kurtuluş’a has bir durumdur. (Adli olayların en yaygını Aksaray’ın çevre köylerinden kan davası nedeniyle kaçıp Kurtuluş’ta akrabasına sığınanların neden oldukları olaylar. Ayrıca kız kaçırma, tavuk, kedi, köpek için yaşanan muhtelif olaylar.)

*Ben İlkokul Dördüncü sınıftayken adı ben de kalsın bir sınıf arkadaşımızın kız kaçırdığını duyduk. Bunun başka örneğini ben şahsen Aksaray’da duymadım. Bu da Kurtuluşluya has bir durum.

Aslında yazacaklarım çok ama; mevzu derin. Gerisi; yazmaya başladığım “KURTULUŞLU” adlı eserime kalsın.

Şu sitemimi de yazmadan demeyeceğim: Yerel yöneticiler Kurtuluş’un imar konusunda hayli sorumsuz davrandılar. Kurtuluş onların gözünde; “Orada bir mahalle var gitmesek de görmesek de o mahalle bizimdir“ diyerek üvey evlat muamelesi yaptılar

Bir yıl önce gittiğimde geç de olsa mahallemde mimari açıdan güzel şeylerin olduğunu gördüm. Umarım bunların devamı gelir.

Sevgi ve Saygılarımla.