Rasim GÜL


AKLIN VE DÜŞÜNME’NİN ÖNEMİ VAR MI?

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


Dünyada, aklın kullanıldığı toplumlarda, medeniyet seviyesi yükselmiş dolaysıyla yaşam kalitesi de artmıştır. Aklın kullanılması öğretilmeyen veya engellenen toplumlarda çağın, medeniyetin, bilimin ve teknolojinin gerisinde kalmışlardır.

Türkiye’de, ‘’AKIL’’ önemsenir mi sadece bahsedilir mi? Yüzde doksan-doksan beş sadece bahsedilir, yüzde beş te önemsenir. Tabii olarakta bu oran devede kulak bile olmaz, ayrıca çoğunluğun baskısından arada kaybolup gider.

Ülkemizde bizim nesile, akıl ve aklın ne işe yaradığı daha da önemlisi, nasıl geliştirildiği öğretilmedi. Mekteplerde böyle bir eğitim yoktu. Sadece aklın kapasitesi Tanrı’nın verimi olarak kabul edildiği için, okula, öğreticiye ihtiyaç yoktu. Genel olarak halende yok.

Bu durum doğru muydu elbette doğru değildi. Çünkü Tanrı her kuluna akıl verdi. Önemli olan verilen aklın çalıştırılıp geliştirilmesiydi. Devlette ve toplumda akla önem verilmezken, aklın geliştirilmesi olabilir miydi elbette olamazdı.

Akla ve aklın geliştirilmesine niçin önem verilmiyor diye düşündüğümüzde, akıl gelişince, düşünme başlıyor, düşünmeden düşünce doğuyor, sonuçta bilim gelişiyor ve toplum TABAA olmaktan çıkıp özgür vatandaş konumuna geçiyor.

Düşünme; düşünceyi yarattığından ardından sorgulama geliyor, geri kalmış ve az gelişmiş ülkelerde, yönetenlerin hiçbiri sorgulanmayı istemez. Çünkü açıklık ve yeniden yapılanmayı, hesap vermeyi, hesap soranı da sevmezler.

Ülkemizde akıl ÖZGÜR MÜ, YARI ÖZGÜR MÜ, BAĞIMLI MI? Eğer Özgürse, düşünme ve bilim de özgürdür, yarı özgürse düşünme ve bilim de yarı özgürdür. Akıl bağımlı ise söylemeye lüzum yok, düşünmede, bilimde zaten olmaz.

Ülkemizde aklın, tam ve yarı özgür veya bağımlı olması ailede başlıyor. Aile anlayışımızda aklın ne olduğu kavranmadığı için; özgürlük ve yarı özgürlük çocuklara verilememektedir.

Çocuk daha konuşmaya başlamadan, hareketleri baskı altına alınıyor. Konuşmaya başlayınca baskı ve yönlendirme artıyor, ilk, orta, lise ve üniversite

yıllarında artarak devam ettiriliyor. Bu safhada da filim kopuyor anne- baba, devlet ve millet arasıyla, nesil arasında ki bağ kopuyor.

Aklı kullanmanın ve düşünmenin üzerinden, aile, toplum ve yönetim baskısı kalkmadıkça, düşünme, özgürlük ve bilim gelişemez dolaysıyla modern çağ yakalanamaz. Toplum medeni ve mutlu olamaz.

Toplumun sessiz halden kurtulup, bireysel haklarına sahip çıkması için, şeyhe, şiha, başkana, lidere değil bilgine, filozofa yani kendi düşünürlerine ihtiyacı vardır. Lider her zaman çıkar, amma yetiştirmezsen bilgin ve filozof çıkmaz.

Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola.

YAZARLAR