Rasim GÜL


AK PARTİ İL BAŞKANI, HÜSEYİN ALTINSOY, NE ZAMAN KENDİNİ GÖSTERECEK?

Aksaray haberleri, Salihler şehri gazetesi, Aksaray haber


    Ak Parti İl başkanı Hüseyin Altınsoy beyefendiliği ve iyi bir dinleyici olmasıyla tanınmaktadır. Bizde öyle tanıyoruz, elbette efendilik iyi bir haslettir. Hüseyin Altınsoy, parti tarafından ciddi yetkilerle donatılmış, AK Parti Genel Başkanının dolaysıyla Cumhurbaşkanının da Aksaray’daki temsilcisidir. Bu yetkiler kendini her alanda göstermesini gerektirmez mi? 

Bu durum diğer partilerin il başkanında yoktur, bu güç sadece Ak Parti İl Başkanında bulunmaktadır. Bu güce uygun olarak Hüseyin Başkanın olaylara ve hizmetlere bakışı ve değerlendirmesi daha net ve sesli olmalıdır diye düşünüyoruz. Her insanın atının alnına bir kere güneş doğar mesele doğan güneşi iyi değerlendirmektir. Aksaray halkı lüzumlu lüzumsuz bir derdi olduğunda iki yetkilinin kapısını çalar. Birisi Belediye Başkanı Evren Dinçer, ikincisi de İl Başkanı Hüseyin Altınsoy’dur. İki başkanında iktidar partisinden olması halka hizmet için ciddi bir avantajdır. Önemli olan bu avantajı kullanabilmeleridir. Onun içinde iki başkanın birbirini anlayan ve destekleyen müthiş bir ikili olması hem kendileri hemde halk ve hizmet için çok önemlidir.

 Ne yazık ki önceki dönemde Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı ve İl Başkanı Kadir Karatay bu avantajı dezavantaja çevirerek kendilerine yazık ettiler. Dolaysıyla moralleri bozuk oldu, hizmetlerde aksadı. Bu durumdan iki başkanında ders çıkararak, birbirinin alanına girmeden münafığın sözüne itibar etmeden aklın, gereğini yaparak hizmetleri artırmalıdırlar

Hüseyin Başkandan, beklenilen ildeki bütün olayları takip ederek adaletli yapılmasının sağlanmasını temin etmektir. Elbette olaylara, uhulet ve suhuletle bakarak doğru ve adalete uygun kararlar vermesini halk görür ve gereğini yapar. Vatandaşın bir derdi ve isteği olduğu zaman rahatça başkana iletebilmesi ve isteklerinin kesinlikle çözüleceğine inanması şarttır. Bir başka açıdan baktığımızda halkla bütünleşen il başkanı,  hizmetlerin aksamadan yürütülmesini organize etme sorumluluğunu taşıması gerekmektedir. Vatandaşa derdini Vali, milletvekili ve belediye başkanı çözer dememesi gerekir. Vatandaş bunları bulamayabilir, bulsa da derdini anlatamayabilir.

İl başkanı, mutlaka bir şey olmam gerekir şeklinde çalışmamalıdır. Birilerini korumayı amaç edinmemelidir. Milletvekilleri veya belediye başkanı ile bir ekip olarak çalışmayı şiar edinmelidir. İşin doğrusu dikine ve hiçbir hesaba girmeden, haklının hakkını takip ederek aslanlar gibi İl Başkanlığı yapmaktır. Olunacak bir şey arkadan gelir.

 İktidar il başkanı önce hakkı-hukuku ve adaleti sonrada çalışan ve üreteni kim olursa olsun, hangi düşünceye sahip olursa olsun korumak ve kollamakla görevlidir. Bu görevi de yapmaya mecburdur. Adaletten yana olmayan il başkanı, halk nezdinde inandırıcı olup güven sağlayamaz.
 
Bu durum bütün parti il başkanları için geçerlidir. Aksaray’da hiç bir il başkanının neden milletvekili ve belediye başkanı olamadığını Hüseyin başkan ciddi şekilde araştırıp kendine bir yol çizmelidir. Bu da susmakla, gizli, saklı hesaplarla olmaz. Daha evvelkiler de denediler olmadı, ders almak lazım.

Özellikle iktidar il başkanı, Vali, Belediye Başkanı, Rektör, milletvekilleri ve başsavcı ile yakın temasta olup bütün konuları bunlarla MÜZAKERE etmek zorundadır. Ama bunun içinde ilinde yerde yürüyen karıncadan, havada uçan kuştan haberi olacak ki müzakere edebilsin. 

Çünkü bunların görevlerini eksiksiz ve adaletli yapmaları için elindeki bütün bilgileri vermek ve onlardaki bilgileri de almak zorundadır. Başkanlık böyle yapılmıyorsa, kendisine, bürokratlara, halkına ve partisine o kadar faydalı olamıyor demektirGerçekten iline önem veren iktidar partisi il başkanı, başta ana muhalefet il başkanı olmak üzere bütün il başkanlarını,  STK başkanlarını ve gerçekten çalışan dernek başkanlarını dinleyip kendinin icraatının sağlamasını yapmalıdır. Bu tip çalışmalar mutlaka parti içinde gürültüye yol açacağından çekinilmezse, muhalefette saygı duyar.

Ak Parti’den evvel il başkanları televizyon kanallarına çıkıp ilin sorunlarını seviyeli şekilde tartışıyorlardı. Hüseyin başkandan da bu yolun açılmasını, iktidar olarak yaptıklarını anlatmasını, muhalefetinde gerekçeleriyle birlikte yapılmayanları ve eksik veya yanlış yapılanları yine nezaket içerisinde anlatmasını bekliyor ve istiyoruz. Bu tip toplantılar sakıncalı ise sakıncalarını da bilmek bizim hakkımız.

Biz gördüğümüz, duyduğumuz ve aklımızın erdiği kadar durumu bir ders çıkarılır düşüncesiyle anlatmaya çalıştık. Anlayan anlar, anlamayana da bir şey diyemeyiz, kendi düşeninde ağlamaması, fırsat geçtikten sonra ah vah etmemesi gerekir. Derdimiz densizlik yapmak değil Bütün bunlardan daha da önemlisi, Milleti, Devleti, Ak Parti’yi ve diğer partileri de Aksaray’ın, sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel şartlarını çok iyi bilen bu uğurda ömrünü vermiş ve ağabey dedikleri milletvekili Cengiz Aydoğdu var. Her iki başkanın Cengiz Beyin önderliğinde aşamayacakları hiçbir engel olduğunu sanmıyorum. Önemli olan bunu görmeleridir.
 Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola. 



YAZARLAR